Fosilleşmenin 6 çeşidi vardır:
a) Otokton Fosil:
Eğer bir canlı yaşadığı yerde ölmüş ve orda fosilleşmiş ise bu tür fosillere otokton fosil denir.
b) Allokton Fosil:
Canlı bir organizma, yaşam faaliyetlerini yitirdiği yerde kalmaz ve akıntı, rüzgâr vb. etkenlerden dolayı farklı bir yerde fosilleşebilir. Bu tür fosilleşmelere Allokton fosilleşme denir.
c) İz Fosil:
Organizmaların kemik ya da kabuk şeklindeki kalıntıları fosilleşebileceği gibi, canlıların yuva, oyuk, yol vb. izleri de fosil izler halinde tortullar içinde korunup saklanabilir. Buna göre iz fosil, çamurlu bir zemin üzerinde yürüyen canlının bıraktığı ayak izi, sürünme izi, zeminde oluk açarak yaşayan canlıların açtıkları oyukların izleri gibi fizyolojik fosiller halindedir. İzler, fasiyes yorumlarında kullanılırken dünyada en iyi bilinen ve tanınan İzlerin bile olumsuz yönlerinin olduğunu unutmamak gerekir. Örneğin;
- Farklı organizmalar hemen hemen çok benzer yapılar ve özellikler meydana getirebilir.
- Bireysel türler sıkça farklı faaliyetlerin göstergesi olan; farklı ayak izleri sürünme izleri, işaretleri oluşturabilir.
- Organizmalar ara sıra farklı doku veya yoğunluklardaki zeminlerdeki farklı izler bırakabilir. Bu etmenler çok ciddi sıkıntılara neden olabilir ve her zaman güvenilir olmayabilirler.
c) Karakteristik Fosil:
Şimdiki canlılarda da olduğu gibi geçmişteki canlılarında bir yaşam döngüsü (doğum, gelişme ve yayılma, ölüm) bulunmaktadır. Belirli bir zaman içerisinde yaşam döngüsünü tamamlamış olan fosillere karakteristik fosil denir.
d) İndeks Fosil:
Dar bir jeolojik zaman aralığında ortaya çıkıp, geliştikten sonra aynı zamanda yok olan bu karakteristik fosillere indeks fosilde denir. Fosil türlere ait bu yaşam, dönemi ne kadar kısa, coğrafi yayılışları ne kadar geniş, özellikleri ne kadar belirgin olursa karakteristik fosiller o derecede önemli ve yararlı olurlar.
e) Koprolit Fosil:
Jeolojik devirlerde Dinosaurus gibi büyük sürüngenlerin besinlerini iyi sindirebilmeleri için besin maddeleri ile birlikte yuttukları çakıllar vardır. Sonradan dışarı atılan bu çakıllar cilalı yüzeyleri ile diğerlerinden kolaylıkla ayırt edilebilirler ki, bunlara gastrolit denir. Gastrolitler, otobur dinozorların besinlerini sindirmede yardımcı olması için yuttukları taşlardır. Bunun gibi taşlaşmış dışkıları da bulunabilir. Bu tür canlıların taşlaşmış dışkı kalıntılarına koprolit (fosil dışkı) denir.[3]
Fosilleşme Olayları;
a) Permineralizasyon:
Fosil hale geçen organik maddeler çeşitli etkenlerle değişikliğe uğrarlar. İçinde eriyik halinde çeşitli maddeler bulunan sular boşluklara, organizmanın süngerimsi doku gösteren kemik boşluklarına sızar ve mineraller bu boşlukları doldurur. Bu olaya permineralizasyon adı verilir.
b) Karbonizasyon:
Bazı canlılar ve çoğunlukla bitkiler su içine düştükleri zaman üzerlerinde ince bir karbon (kömür) tabakası oluşur. Bu tabaka canlıyı dış etkenlerden korur ve organizmalarının en ince ayrıntısına kadar sağlam kalmasını sağlar. Kömür bölgelerinde en ince ayrıntısına kadar korunuş yaprak, çiçek, tohum gibi kısımlara rastlanır. Bu olaya karbonizasyon denir.
c) İnkrustasyon:
Karbondioksitli suların tortulanmaları sonucunda canlılar bir kalker kılıfı ile kendilerini kaplar ve korunur. Dokularda kalker depoları oluşması durumudur. Bu olaya İnkrustasyon denir. [1]Prof. Dr. Ali Demirsoy Kalıtım ve Evrim, Fosil Oluşumu, 2005 Ankara sayfalar; 479, 480[2]Fosiller ve Çalışma Yöntemleri Demircan Huriye, Ankara TMMOB Jeoloji Mühendisler Odası[3]Paul Rincon. 'Beautiful' Dinosaur Tail Found Preserved In Amber. (8 Aralık 2016)
[cite]
Kaynaklar ve İleri Okuma