Sanal Gerçeklik Sayesinde Deja Vu Gizemi Çözülüyor!

Benzer İçerikler

Bilim insanları yeni sanal gerçeklik araştırması sayesinde deja vu gizemini çözmeye daha da yaklaştı.

Her ne kadar imkansız görünse de, daha önce de tam olarak aynı durumu yaşadığınızı düşündüğünüz garip bir duygu hissettiniz mi? Bazen önceden olan bir şeyi yeniden yaşıyormuş gibi hissedebilirsiniz. Deja vu olarak bilinen bu olay; filozofları, nörologları ve yazarların zihnini çok uzun zaman meşgul etti. 1800’lü yılların sonlarından itibaren, deja vuya neyin neden olabileceği konusunda birçok teori ortaya çıkmaya başladı. Bu kelime Fransızca’da “zaten görülmüş” anlamına geliyor. İnsanlar bunun zihinsel bozukluklardan ya da belki de beyinle ilgili bir sorunundan kaynaklandığını düşünüyorlardı. Ya da insan hafızasının normal çalışma koşullarında geçici bir aksaklık olabileceğini düşünüyorlardı. Ancak konu yakın zamana kadar bilim dünyasına ulaşmamıştı.

Paranormalden Bilimsele Geçiş Süreci

Bu milenyumun başlarında, Alan Brown adında bir bilim insanı, araştırmacıların bu noktaya kadar deja vu hakkında yazdıkları her şeyi gözden geçirmeye karar verdi. Bulabildiklerinin çoğu paranormal merkezli yani doğaüstü şeylerle, geçmiş yaşamlarla veya doğaüstü yeteneklerle ilgiliydi. Ancak Brown, deja vu deneyimleri hakkında düzenli olarak anket yapan araştırmalar da buldu. Tüm bu gazetelerden, deja vu fenomeni hakkında bazı temel bulgular edinebildi. Örneğin Brown, insanların yaklaşık üçte ikisinin hayatlarında bir noktada deja vu deneyimini yaşadığını belirledi.

Deja vu’nun en yaygın tetikleyicisinin bir mekan veya sahne olduğunu ve bir sonraki en yaygın tetikleyicinin de diyalog olduğunu belirledi. Ayrıca, bir yüzyıla dayanan tıbbi literatürün, deja vu ve beyindeki bazı felç aktiviteleriyle bağlantısını gösterebileceğine dikkat çekti. Brown’ın gözden geçirmesi, deja vu konusunu bilim dünyasında daha ana akım bir konuma getirdi. Bunun nedeni bilinç konularıyla ilgilenen bilim insanlarının okuma eğiliminde olduğu bilimsel bir dergide ve bilim insanlarına yönelik bir kitapta ortaya çıkmasıydı. Eserleri bilim insanlarına deja vu’yu araştırma deneyleri tasarlama konusunda katalizör görevi gördü. Brown ve ekibi, psikoloji laboratuvarında deja vu’nun olası işleyişi hakkında hipotezleri test etme amaçlı deneyler yapmaya başladı.

Deja vu’nun mevcut bir sahne ile hafızadaki geri çağrılmayan bir sahne arasında uzamsal bir benzerlik olduğunda meydana gelebileceğini öne süren, yüzyıl kadar eskiye dayana bir hipotezi araştırdık. Psikologlar bunu Gestalt alışkanlığı hipotezi olarak adlandırıyorlar. Örneğin, hasta bir arkadaşınızı ziyaret etmek için hastanedeki bir birimde bulunan bakım istasyonu geçmekte olduğunuzu düşünün. Daha önce hiç bu hastaneye gitmemiş olsanız da, sahip olduğunuz hisle kendinizi şaşırtmış hissediyorsunuz. Bu deja vu deneyiminin temelinde, mobilyaların ve belirli nesnelerin uzayda yerleştirilmesi de dahil olmak üzere sahnenin düzeni, geçmişte yaşadığınız farklı bir sahneyle aynı düzene sahip olabilir. Bakım istasyonunun bulunduğu yer belki de mobilya, tezgahtaki eşyalar, koridorun köşelerine bağlantı kurma şekli, bir yıl önce katıldığınız bir okul etkinliğinin girişinde bir koridordaki tabelalara ve mobilyalara göre bir karşılama masaları setinin düzenleniş biçimi ile aynı olabilir.

Gestalt alışkanlık hipotezine göre, mevcut durumla benzer bir düzene sahip önceki durum aklınızda olmazsa, sadece mevcut duruma karşı güçlü bir tanıdık hissiniyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu fikri laboratuvarda araştırmak amacıyla ekip, insanları sahnelere yerleştirmek için sanal gerçekliği kullandı. Bu şekilde insanların içinde bulduğu ortamları değiştirebildik. Bazı sahneler aynı uzamsal düzeni paylaşırken farklı bir görünüm elde ederler. Tahmin edildiği gibi, insanların daha önceki bir sahnede izledikleri ancak hatırlamadıkları unsurların aynı uzamsal düzenlemesini içeren bir sahnede olduklarında deja vu’nun meydana gelme ihtimali daha yüksek oldu.

Bu araştırma, deja vu’ya katkıda bulunan bir faktörün, hafızadaki yeni bir sahneye uzamsal olarak benzerliğin ve o anda bilinçli olarak akla çağrılamaması olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak bu, deja vu’nun tek nedeninin uzamsal benzerliğin olduğu anlamına gelmez. Yüksek ihtimalle, bir sahneyi veya bir durumu tanıdık hissettiren unsurlara pek çok faktör katkıda bulunabilir. Bu gizemli olayda diğer etki eden olası faktörleri incelemek için daha fazla araştırma hala daha devam ediyor.[1]What is déjà vu? Psychologists are exploring this creepy feeling of having already lived through an experience before[2]Öne çıkarılan görsel

[cite]

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler İçerikler

Rastgele İçerikler