Keneler 101: Bölüm 1

Benzer İçerikler

1. Kenelerde yaşam ve yapı

Kenelerde yaşam döngüsü yumurta, larva (yavru), nimf (genç) ve ergin (erkek ve dişi) şeklinde seyreder. Vücutları tek bir parçadan oluşur; başı, karnı vs. yoktur. Tek parça, yuvarlak veya oval olan vücudun ön kısmında küçük, ağız görevi gören, kan emmek için kullanılan ve toplamda bir gül dikeninin ucundan büyük olmayan bir yapı vardır (bu yapı esasen beş küçük parçadan oluşur).

Vücuttan, öndeki ağız parçası dışında bir de bacaklar çıkar. Bacak sayısı larvada üç çift, genç ve erginlerde ise dört çifttir. Kenelerin çoğunda bacak kısadır ve yavaş hareket ederler; bulundukları alanda genelde en fazla birkaç metre yer değiştirebilirler. Bazı kenelerde bacak görece uzundur, orta hızlı bir örümcek gibi yürüyebilirler ve onlarca metre mesafeye yürüyerek gidebilirler (Örnek: Kırım Kongo kanamalı ateşi-KKKA kenesi olan Hyalomma marginatum). Kenelerde kanat yoktur; uçamaz, sıçrayamaz ve genelde ağaçlara, çalılara vs. tırmanamazlar. Yavaş hareketli kimi keneler, 30-40 cm kadarki otlara tırmanıp kan emecekleri bir hayvanın oradan geçmesini bekleyebilirler.

Ergin kene hayvanın derisine tutunur ve bir iki hafta kadar kan emer, doyar ve şişer. Çoğu kene türünde, erkek ve dişi kene hayvan üzerinde aynı yere tutunur, hem beslenir hem de çiftleşir. Açken yaklaşık aynı büyüklükte olsalar da, dişi kene fazlaca kan emer ve büyür, erkek kene ise az miktarda kan emer. O nedenle, doymuş, şişmiş bir dişi kene hafif kaldırılırsa, altında küçük bir veya birkaç tane erkek kene görülebilir.

Doyan dişi kendini bırakır ve yere düşer; hemen birkaç metre civardaki yarık, çatlak, yığın, taş-kaya altı vs. gibi korunaklı bir alana sokulur ve birkaç hafta içerisinden yüzlerce veya binlerce yumurta bırakır ve ölür. Bırakılan yumurta sayısı kenenin türüne ve beslenme derecesine göre değişir. Yumurtalar kahverengimsi tonlardadır, küçüktür, ancak gözle görülür. Kene yumurtayı yığın olarak bırakır, bu yığın kabaca doymuş bir kene büyüklüğünde olur. Yumurtadan birkaç hafta içerisinde yavrular çıkar. Üç çift bacaklı bu larvalar kabaca bacaklarıyla birlikte ancak bir toplu iğne başını kaplar. Küçük ve zayıf hareketli olduklarından genelde birkaç metrelik alanda besleneceği bir hayvanın geçmesini beklerler, bazen otlara vs. tırmanabilirler. Bir hayvana temas ettikleri an tutunurlar ve hayvan üzerinde uygun bir yere tutunurlar, orada birkaç gün beslenirler, toplu iğne başını andıracak şekilde şişer yuvarlaklaşırlar ve kendilerini bırakıp düşerler. Yine korunaklı biryere saklanır, orada birkaç haftada gömlek değiştirip aç genç (nimf) olurlar. Gençler açken yaklaşık bir susam tanesi kadar, doymuş durumda ise, küçük bir karabiber veya bezelye tanesi kadar olabilir. Gençler de yine zayıf hareketlidirler. Onlar da doyma ve gömlek değiştirme işlemini larvaya benzer şekilde tamamlar ve aç ergin (dişi veya erkek) olurlar. Dişi ve erkek keneler, bazı türlerde otlara vs. tırmanıp kendine yaklaşıp temas edebilecek bir hayvanın geçmesini beklerken, bazı diğer keneler görece hızlı hareket eder ve etrafta uygun bir hayvanın geçtiğini anladıkları an, saklandıkları toprak yarığı, kaya-taş altı gibi kısımlardan çıkıp metrelerce hayvanın peşinden gidip ona ulaşmaya çalışabilir (Örnek: KKKA kenesi).

Kenelerde yaşam, türe göre bazı farklılıklar arz eder. Örneğin; bazı kenelerde larva, nimf ve ergin aynen yukarda anlatıldığı gibi ayrı ayrı zamanlarda hayvanlara tutunup, beslenip, ayrılıyor olsa da, bazılarında larva hayvana tutunur ve ta ki doymuş nimf olana kadar ayrılmaz, doyan nimf konağı bırakır; erginleri ise başka hayvana tutunur (Örnek: KKKA kenesi). Bazı diğer kenelerde ise, larvalar hayvana tutunur ve taki erginleşene kadar orada kalır, doymuş dişiler hayvandan ayrılır.

2. Keneler ne zaman nerede bulunurlar?

Keneler, dünyada yaygın olarak görülen, kan emerek beslenen ve birçok hastalığın naklini yapabilen dış parazitlerdir. Dünya genelinde 900 kadar, Türkiye’de ise 30’dan fazla kene türü bulunmaktadır. Her tür yaşam şekli ve tercihleri bakımından az çok birbirinden ayrılır; hatta, bu tercih farklılığı bir türün gencinde ve ergininde de birbirinden farklı olabilir. Örneğin; çoğu kene türünün kan emmek üzere tercih ettiği belli bir veya birkaç hayvan türü vardır ve esasen insanı özellikle tercih eden bir kene türü yoktur. Fakat, kendi tercih ettiği hayvana uzun süre ulaşamayan keneler genelde son çare olarak diğer hayvanları veya insanları kan emmek için kullanır. Tam da bu nedenle, ortamda kenenin tercih ettiği hayvanın fazlaca bulunması durumunda keneler kolay kolay insana gelme eğilimi göstermezler. Öte yandan, zorunlu hallerde farklı canlıyı kullanabilme eğilimi de kenenin türüne göre değişir; o nedenle de bazı kenelere insanlarda çok rastlanırken, bazı diğer türler, ortamda çok olsa da insanda pek görülmez. Yine, her kene türünün yaşamını sürdürdüğü alan tipi, bölge, aktifleşip hayvanlarda görülmeye başladığı mevsim, sıcaklık, nem değerleri birbirinden az çok farklıdır. Örneğin; bazı keneler ilkbaharda görülürken, bazıları yaz, bazıları ise soğuk aylarda hayvanlardan kan emerler; bazıları loş, nemli ormanları tercih ederken, bazı diğerleri daha güneşli alanlarda bulunur. Yine, bazıları mesken içerisine yerleşme eğilimindeyken (bazı köpek kenleri kulübeye, bazı inek keneleri ahıra yerleşir), bazıları mutlaka açık alanda varlığını sürdürür (Örnek: KKKA kenesi).

Kenelerin belli bir bölge veya alandaki varlığı bazı özel koşullara bağlıdır. Bu noktada kene türünün sıcaklık, nem, güneş veya gölge, mevsim ve hayvan tercihi önemlidir. Ortamda, tercih ettiği, ulaşıp kan emebileceği hayvanın olmaması kenenin zaman içerisinde elimine olmasıyla sonuçlanabilir. Ancak bu durum kene türünün tercih noktasındaki esnekliği ile de ilişkilidir. Bazı keneler, farklı hayvan türlerinden rahatça beslenebildiğinden, çok farklı alanlarda, şehirde veya kırsalda yaygın olarak görülebilir. Ancak; bazı diğerlerinin belli hayvan türlerine özel ilgisi vardır ve kendi beslendiği hayvana ulaşamadığında ortamdaki varlığı giderek azalır, hatta ortadan kalkabilir.

KKKA kenesinin genç gelişim dönemleri (larva ve nimf) tavşan, kirpi, keklik, bıldırcın, karga gibi hayvanları tercih ederken, yetişkinleri (erkek ve dişi) özellikle sığırları tercih eder. Erginleri özellikle ilkbahar ve yaz aylarında aktiftirler ve bu dönemlerde görülürler. Kenenin erginlerine koyunda, keçide, atta ve eşekte de nadiren rastlamak mümkündür; köpek, kedi gibi hayvanlarda ise bulunma olasılığı en alt seviyededir. Dolayısıyla, KKKA kenesinin var olabilmesi için meraya çıkan ineklerin (ahırdan veya çiftlikten çıkmayan ineklerin bir önemi yok) ve merada da genç kenelerin besleneceği yaban hayvanlarının bulunması gerekir. Tek başına yaban hayvanı veya tek başına inek varlığı, yaşam alanları kesişmediği sürece, bu kenenin varlığını sürdürebilmesi adına yeterli olmaz. Tarla orman geçişleri, parçalı arazi yapısı, meşelik, çalılık ve tarlaların iç içe girdiği alanlar bu kene için genelde uygundur. KKKA kenesini taşıyan tavşan, keklik, kirpi gibi hayvanlar tarla kenarlarında, orman kıyılarında, orman veya tarla yollarında, tarla içindeki veya kenarındaki ağaç veya çalı öbekleri civarında fazlaca oyalanabildiklerinden, üzerlerindeki doymuş genç keneleri de buralara dökme olasılıkları yüksektir. Dolayısıyla bu alanlar kene açısından daha risklidir. Köy içleri, şehir kasaba içleri, dolayısıyla insan yerleşim alanları, yaban hayvanlarının genelde uzak durduğu alanlar olduğu için pek riskli değildir. Köy içlerine tesadüfen bir şekilde gelmiş keneler de zaten var olan ineklere yöneleceğinden, olası risk azalmaktadır[1]Öne Çıkan Görsel: superegnum.

Nasıl Atıf Yapılır:

[cite]

Kaynaklar ve İleri Okuma

Kaynaklar ve İleri Okuma
1 Öne Çıkan Görsel: superegnum

Yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler İçerikler

Rastgele İçerikler